İçeriğe geç

İletişim nedir bilişim ?

İletişim Nedir, Bilişim Nedir? Siyaset Perspektifinden Bir İnceleme

Dünya, giderek daha fazla dijitalleşen bir toplumsal yapıya evriliyor ve bu dönüşümde iletişim ve bilişimin rolü büyük bir güç kazandı. Bu yazıda, iletişimin ve bilişimin siyasetle nasıl kesiştiğini, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramları çerçevesinde analiz edeceğiz. Buradaki temel soru şu: İletişim ve bilişim, toplumdaki güç ilişkilerini nasıl yeniden şekillendiriyor? Bu soruya, toplumsal düzeni ve politik yapıları anlamaya çalışan bir gözle bakacağız.

İletişim ve Bilişim: Kavramların Temel Dinamikleri

İletişim ve Bilgi Akışı

İletişim, bireylerin ve grupların birbirleriyle etkileşimde bulunmalarını sağlayan bir süreçtir. Her ne kadar günlük hayatımızda iletişim, daha çok konuşmak, yazmak veya işaret etmek gibi somut bir süreç olarak algılansa da, aslında çok daha geniş bir anlam taşır. İletişim, toplumsal düzeni, kültürleri ve güç yapılarını biçimlendirir. Bu bağlamda, iletişimin iki temel yönü vardır: bilgi aktarımı ve sosyal etkileşim.

Bilişim ise, bilgi teknolojilerinin kullanımı ve dijitalleşme ile doğrudan ilgilidir. Bilgiye erişim, bu teknolojiler aracılığıyla hızla yayılmakta ve yayılmakta olan bilgilere ilişkin erişim hakkı, ekonomik, toplumsal ve politik iktidarı yeniden şekillendirmektedir. Bilişim devrimi ile birlikte, bilgi, daha önce elinde gücü bulunduranların tekeline sahipken, şimdi herkesin erişebileceği bir kaynağa dönüşmektedir. Ancak bu erişim, kimin hangi bilgilere ulaşabileceğini ve bu bilgiyi nasıl kullanabileceğini de belirleyen bir dizi toplumsal ve politik faktörle sınırlandırılmaktadır.

Güç İlişkileri ve Demokrasi

Toplumsal yapının en temel unsurlarından biri olan iletişim, aynı zamanda güç ilişkilerini de barındırır. Klasik siyaset teorilerinden günümüzün dijital çağındaki yönetişim anlayışına kadar, iktidar iletişimi biçimlendirir, toplumsal normları ve kuralları belirler. Demokrasi, esasen bu güç ilişkilerinin şeffaf ve adil bir şekilde denetlenmesini sağlayan bir yapıdır. Ancak bilgiye erişim ve iletişimin özgür akışı, demokrasinin işlemesi için bir ön koşuldur.

Bugün, sosyal medya ve dijital platformlar gibi yeni iletişim araçları, halkla ilişkilerde büyük bir etkiye sahiptir. Ancak bu araçlar aynı zamanda, iktidarın manipülasyon ve dezenformasyon yapma gücünü de artırmaktadır. Bu noktada, meşruiyet kavramı devreye girer. Meşruiyet, bir hükümetin veya otoritenin halk nezdinde kabul görmesi ve halk tarafından doğruluğunun kabul edilmesidir. Dijital dünyadaki dezenformasyonun meşruiyet üzerindeki etkileri tartışmalıdır. İletişim, sadece toplumun doğru bir şekilde bilgilendirilmesi için değil, aynı zamanda halkın hükümetlere olan güveninin ve meşruiyetinin zedelenmemesi için kritik bir rol oynamaktadır.

İletişim, Bilişim ve İktidar: Dijital Hegemonya

İktidarın Dijitalleşmesi

İktidar, yalnızca fiziksel güce dayalı değildir; aynı zamanda bilgiye dayalıdır. Bilişim araçları, bilginin hızla yayılmasını sağlarken, aynı zamanda bilgiye sahip olanların daha fazla güce sahip olmasına da olanak tanır. Günümüzün dijital dünyasında, büyük teknoloji şirketleri ve devletler, iletişim kanallarını denetleyerek toplumsal bilinç üzerinde hegemonya kurmaktadır. Bu hegemonya, yalnızca bilgiye erişimi değil, aynı zamanda bu bilginin nasıl sunulacağını da belirler.

Toplumlar, bireylerin ve grupların nasıl düşündüğü ve davrandığı konusunda büyük ölçüde şekillendirilebilir. Dijital medya, büyük ölçüde bu etkileşimi kontrol etme gücüne sahiptir. Bunun örneklerinden biri, seçim süreçlerinde sosyal medya üzerinden yürütülen propaganda ve etki çalışmalarında görülebilir. İktidarın dijitalleşmesi, toplumsal düzeni ve bireysel davranışları yeniden inşa etmektedir.

Demokrasi, Katılım ve İletişim

Demokrasi, halkın karar alma süreçlerine katılımını gerektirir. Ancak bu katılım, yalnızca oy vermekle sınırlı değildir. Gerçek bir demokrasi, bilgiye eşit erişim ve serbest iletişim kanallarına dayalıdır. Bu noktada katılım, hem dijital platformlardaki etkileşimle hem de geleneksel medya aracılığıyla sağlanan bilgi akışıyla doğrudan ilişkilidir. Ancak günümüzün dijital ortamında, katılım ve bilgi akışı arasında önemli eşitsizlikler bulunmaktadır. İnternetin yalnızca bir kısmı, belirli ideolojik ve ekonomik grupların elinde toplanmışken, bu durum bir hiyerarşi yaratır.

Örneğin, sosyal medya platformlarının algoritmaları, bireylerin yalnızca kendi görüşlerine benzer içerikleri görmelerine neden olabilir. Bu da bir tür dijital echo chamber yaratır ve bireylerin farklı düşünceleri ve bakış açılarını anlamalarını engeller. Katılım, yalnızca toplumsal olarak eşitlikçi bir şekilde bilgiye erişim sağlandığında gerçekten anlamlı olabilir. Ancak günümüzün dijital iletişim ortamı, bu eşitlikçiliği engelleyen ciddi güç ilişkileriyle şekillenmiştir.

Karşılaştırmalı Örnekler: İletişim, Bilişim ve Siyaset

Çin: Dijital Gözetim Devleti

Çin, dijital teknolojilerin iktidar ilişkileri üzerinde nasıl bir etki yarattığını gözler önüne seren önemli bir örnektir. Ülke, internet ve sosyal medya platformları üzerindeki sıkı denetimlerle, halkın bilgilendirilmesi ve katılımı üzerinde ciddi kısıtlamalar yapmaktadır. Çin hükümeti, dijital ortamda halkın tüm iletişimini izleyerek, ideolojik kontrol sağlamakta ve toplumsal düzeni şekillendirmektedir. Çin’deki bu tür dijital hegemonya, iletişim ve bilişimin siyasal iktidar üzerindeki etkisini açıkça göstermektedir.

Amerika Birleşik Devletleri: Dijital Popülizm

Amerika Birleşik Devletleri, dijitalleşmenin siyasal söylem üzerindeki etkilerini gösteren bir başka örnektir. 2016 seçimlerinde, sosyal medyanın rolü tartışmalara yol açmıştı. Özellikle Facebook ve Twitter gibi platformlar, kampanya stratejileri ve seçim sonuçlarını etkileyen önemli araçlar haline gelmişti. İletişim ve bilişim arasındaki etkileşim, politikada halkla daha doğrudan ve kişisel bir bağ kurmayı mümkün kılmıştır. Ancak bu bağ, aynı zamanda politikaların manipüle edilmesi ve popülizmin güç kazanması için de kullanılabilmiştir.

Siyaset, Güç ve Gelecek: Provokatif Sorular

Bugün dijitalleşmenin ve iletişimin toplum üzerindeki etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelmektedir. Ancak bu etkileşimde sorgulamamız gereken bazı temel sorular vardır:

– Dijitalleşme, demokrasiyi güçlendiren bir araç mı, yoksa halkın yöneticilerle olan ilişkisini zayıflatan bir araç mı?

– Sosyal medya platformlarının denetimi, toplumdaki bilgi akışını nasıl dönüştürüyor ve bu dönüşüm, iktidar ilişkilerini nasıl şekillendiriyor?

– Gelecekte, dijital platformlar aracılığıyla sağlanan halk katılımı, geleneksel demokrasi anlayışını nasıl dönüştürecek?

İletişim ve bilişim, sadece teknolojik gelişmeler değil, aynı zamanda toplumsal, siyasal ve kültürel yapılarımızı yeniden şekillendiren güçlerdir. Bu güçlerin nasıl şekilleneceği, toplumların demokratik değerlerle nasıl barışacağına ve iktidarın nasıl meşruiyet kazandığına dair derin soruları beraberinde getirmektedir. Bu yazı, bu soruları tartışmaya açmak ve gelecekteki siyasal iktidar yapıları hakkında düşünmeye davet etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet güncel giriş